Google Algoritma Güncellemesinde Sıralamanız Oynarsa Ne Yapmalısınız?
19 Ekim 2026 · 7 dk okuma
İçindekiler
Google algoritma güncellemeleri belli bir takvime bağlı değildir; yılda birkaç kez büyük çekirdek güncelleme, aralarda da daha dar kapsamlı olanlar gelir. Her birinde binlerce site sahibi aynı sabah aynı şeyi yapar: Search Console'u açar, grafiğin aşağı kıvrıldığını görür ve bir şeyleri hemen değiştirmek ister. Bu refleks, güncellemelerde yapılabilecek en pahalı hatadır.
Aşağıda bir güncelleme sırasında ve sonrasında izlenebilecek sakin bir yol var. Güncellemenin adı ya da tarihi fark etmez; mantık her seferinde aynıdır.
İlk 48 saat: hiçbir şey değiştirmeyin
Güncellemeler bir anda uygulanmaz; yayılması günler, bazen haftalar sürer. İlk günlerde gördüğünüz sıralama nihai sıralama değildir. Google aynı süreçte testler de yapar, bu yüzden bir sayfa bir gün on sıra düşüp ertesi gün geri gelebilir.
İlk 48 saatte yapmanız gereken tek iş kayıt tutmaktır. Hangi kelimeler, hangi sayfalar, ne kadar hareket etti? Hangi gün başladı? Bu kayıt olmadan iki hafta sonra neyin gerçekten değiştiğini, neyin geçici olduğunu ayırt edemezsiniz.
Panik anında en sık yapılan iki hamle, düşen sayfaları aceleyle yeniden yazmak ve dış bağlantıları toplu reddetmektir. İkisi de geri alınması zor işlerdir. Sayfa iki hafta sonra kendiliğinden toparlandığında yeni yazdığınız metin elinizde kalır; reddettiğiniz bağlantıların bir kısmı da aslında size değer taşıyordu.
Güncellemeden hemen önce yaptığınız bir değişikliği güncellemenin sonucuyla karıştırmak çok kolaydır. Değişiklik günlüğünüz yoksa şimdi başlatın; her yayın, her içerik revizyonu, her teknik düzeltme tarihiyle birlikte yazılsın.
Sektörün geneline bakın: SERP oynaklığı
Düşüşünüzün güncellemeye bağlı olup olmadığını anlamanın en pratik yolu, takip ettiğiniz kelimelerdeki toplam hareketi ölçmektir. SERP oynaklığı dediğimiz şey budur: sonuç sayfalarında bir günden diğerine ne kadar yer değiştirme olduğunu özetleyen bir puan. Normal günlerde düşüktür; güncelleme döneminde sıçrar.
Oynaklık yüksekken sizin de hareket etmeniz beklenir ve bu tek başına bir sorun işareti sayılmaz. Oynaklık düşükken yalnızca sizin düşmeniz ise güncellemeyle ilgisi olmayan, size özgü bir sorunu düşündürür. weranklab'de proje bazında hesaplanan SERP oynaklık skoru ve rakip görünürlüğü yan yana durur; aynı kelimelerde rakipler de sallanıyorsa tablo netleşir. Bu ölçümlerin nasıl çalıştığını sıra takibi özellik sayfasında bulabilirsiniz.
Rakiplerin tek tek nasıl etkilendiğine de bakın. Bir güncellemede sizinle benzer yapıdaki siteler birlikte düşüyor, farklı yapıdaki siteler yükseliyorsa, Google'ın neyi ödüllendirdiğine dair net bir ipucu elde edersiniz. Örneğin ayakkabı satan bir e-ticaret sitesinde kategori sayfaları düşerken bağımsız inceleme bloglarının yükselmesi, Google'ın o sorguda bilgi niyetine ağırlık verdiğini gösterir.
Toz yatışınca veriyi doğru okuyun
Güncellemenin yayılması tamamlandıktan sonra, genellikle iki üç hafta içinde, kalıcı tabloyu görürsünüz. Analiz zamanı şimdidir.
- Sayfa grupları halinde bakın. Tek tek kelimeler yerine sayfa türlerini karşılaştırın: ürün sayfaları, kategoriler, blog yazıları, karşılaştırma içerikleri. Güncellemeler genellikle belirli bir sayfa türünü ya da içerik yaklaşımını hedefler.
- Yükselenleri de inceleyin. Düşüşe odaklanmak doğaldır, ama aynı güncellemede yükselen sayfalarınız varsa Google'ın beğendiği şeyi zaten yapıyorsunuz demektir. O sayfaların ortak özelliği nedir?
- Sorgu bazında niyet değişimine bakın. Düştüğünüz kelimeleri aratın. İlk sayfadaki sayfa türleri sizin sayfanızdan farklıysa Google o sorgunun niyetini yeniden yorumlamıştır.
- Trafik ile sıralamayı ayrı okuyun. Bazen konum sabit kalır ama tıklamalar düşer; bu durumda nedeni sonuç sayfasına eklenen yeni bir blokta arayın.
Bir güncellemede düşen her site bir şeyi yanlış yapmış değildir. Google bazen sorguları yeniden yorumlar, bazen belirli içerik türlerini öne çıkarır; sizin sayfanız iyi olsa bile artık o sorgunun en iyi cevabı sayılmayabilir. Bu ayrımı yapmak, neyi düzelteceğinize karar vermenin ön koşuludur.
Kurgusal bir örnek: İzmir'deki bir fırının sitesinde 'ekşi maya ekmek tarifi' yazısı düşmüş, 'karşıyaka fırın' gibi yerel kelimeler yerinde duruyorsa, güncelleme büyük olasılıkla tarif içeriklerinde daha deneyimli kaynakları öne çıkarmıştır. Yapılacak iş, tarif yazısına fırının kendi sürecini, fotoğraflarını ve denenmiş ölçülerini eklemektir; sitenin geri kalanına dokunmaya gerek yoktur.
Yardımcı içerik ilkesi ne demek?
Google'ın son yıllardaki güncellemelerinde tekrar eden tema, içeriğin kimin için yazıldığıdır. Arama motoru için üretilmiş içerik, yani bir kelimede çıkmak amacıyla yazılmış ama okuyana gerçekten bir şey katmayan sayfalar, güncellemelerde en çok kaybeden gruptur. Kullanıcı için yazılmış içerik bunun karşısında durur.
Kendi sayfalarınıza şu soruları sorarak bir ön eleme yapabilirsiniz:
- Bu sayfa, konuyu bilen birinin kendi deneyimiyle yazdığı izlenimini veriyor mu, yoksa başka sayfaların özetinden mi oluşuyor?
- Okuyan kişi sayfayı bitirdiğinde sorusuna gerçek bir cevap almış oluyor mu, yoksa başka bir kaynağa gitmek zorunda mı kalıyor?
- Sayfa yalnızca belirli bir arama hacmi olduğu için mi var? Aynı konuda birbirine çok benzeyen beş ayrı yazınız varsa cevap muhtemelen evettir.
- Başlıkta vaat edilen şey içerikte var mı? 'En iyi 10 koşu ayakkabısı' diyen bir yazıda hiçbir ayakkabı gerçekten denenmemişse okuyucu bunu anlar.
- Sayfadaki ana içerik, reklam ve yan öğelerin arasında kolayca bulunabiliyor mu?
Bu soruların cevabı zayıfsa, çözüm genellikle daha fazla içerik yazmak değildir. Zayıf sayfaları birleştirmek, deneyim ve somut bilgi eklemek ya da hiç değer taşımayanları kaldırmak, birçok sitede çok sayıda yeni yazıdan daha fazla sonuç verir.
Ayakkabı satan bir e-ticaret sitesinde bu çoğu zaman şöyle görünür: her model için üreticinin açıklamasını kopyalayan yüzlerce ürün sayfası ve aynı 'en iyi koşu ayakkabıları' konusunu beş farklı başlıkla işleyen blog yazıları. Güncelleme sonrası bu yazıları tek bir kapsamlı rehberde birleştirmek ve ürün sayfalarına mağazanın kendi kalıp ve ölçü notlarını eklemek, yeni içerik üretmekten daha iyi sonuç verir.
E-E-A-T: Google'ın güven ölçütü
E-E-A-T, Google'ın kalite değerlendirme yönergelerinde geçen dört kavramın kısaltmasıdır: deneyim (Experience), uzmanlık (Expertise), otorite (Authoritativeness) ve güvenilirlik (Trustworthiness). Doğrudan bir sıralama faktörü değildir; Google'ın algoritmalarını hangi yönde geliştirdiğini anlatan bir çerçevedir. Sağlık, finans, hukuk gibi kullanıcının hayatını etkileyen konularda ağırlığı artar.
Pratikte E-E-A-T'yi desteklemek şu tür işler demektir:
- Yazıların kim tarafından yazıldığı belli olsun. Yazar adı, kısa biyografi ve konuyla ilgisi görünür olsun.
- İddiaları kaynaklayın. Bir bilgi veriyorsanız nereden geldiğini gösterin; bir ürünü öneriyorsanız denediğinizi belli edin.
- İletişim bilgileri, hakkımızda sayfası, iade ve gizlilik politikaları eksiksiz ve kolay bulunur olsun. Bunlar sıkıcı sayfalardır, ama güvenilirliğin temel göstergeleridir.
- Kendi verinizi, kendi fotoğraflarınızı, kendi vaka örneklerinizi kullanın. İzmir'deki bir fırının kendi mutfağından çektiği fotoğraf, stok görselden her zaman daha inandırıcıdır.
- Sektörünüzde başkalarının size atıfta bulunmasını sağlayın; otorite dışarıdan gelen bir sinyaldir.
Ne zaman harekete geçmeli?
Güncellemenin yayılması bitene kadar bekleyin, veriyi sayfa grupları halinde okuyun, sonra en zayıf ve en çok etkilenen grupla başlayın. Değişiklikleri küçük adımlarla yapın ve her adımı tarihleyin. Bir çekirdek güncellemede yaşanan kaybın tam olarak toparlanması çoğu zaman bir sonraki çekirdek güncellemeyi bekler; o güne kadar yaptıklarınızın işe yarayıp yaramadığını ancak bu kayıtlarla görürsünüz. Önceliği belirlerken iş etkisine bakın: gelir getiren bir kategori sayfasındaki düşüş, zaten trafiği olmayan bir blog yazısındaki düşüşten önce gelir.
Hiçbir şey bulamadıysanız bu da bir cevaptır. Bazen yapılacak en doğru iş, sitede bir şey değiştirmek yerine hangi yeni sorgulara yönelineceğine karar vermektir. Anahtar kelime araştırmasını güncellemek, kaybedilen kelimelerin yerine Google'ın artık sizin sayfa türünüzü tercih ettiği sorguları bulmanızı sağlar.
Takip olmadan güncelleme körlemesine yaşanır
Bu yazıdaki her adım, güncellemeden önceki durumunuzu bilmenize dayanır. Hangi kelimede nerede olduğunuzu kaydetmiyorsanız düşüşü ölçemez, toparlanmayı göremez, rakiplerle karşılaştıramazsınız. Düzenli sıra takibi, oynaklık skoru ve değişiklik notları bu üç işi birden yapar. Kurulumun ayrıntıları için sıralama takibi rehberine, düşüş nedenlerinin tam listesi için sıralama neden düşer yazısına bakabilirsiniz.